Mors Kodu Nedir

İnsanlar tarih boyunca birbirleri ile iletişim kurmaya çalışmıştır. Yazılı tarihten önce mağara duvarlarına resimler çizerek kendini anlatmaya çalışan atalarımız, MÖ 3000’li yıllarda yazılı tarihle birlikte kendini daha iyi ifade etmeye başlamış ve yazdıklarını daha uzaktaki insanlara da ulaştırmaya çalışmışlardır. Posta güvercinlerini ya da ulakları mektup taşımaları için kullanmışlar ve bazen de şişelerin içine koydukları mektupların başka insanlara ulaşması için denize atmışlardır. Taş Devri’nde ise Yerli Amerikalı kabileleri, aralarında iletişim kurabilmek için ateş yakıp dumanına şekiller vermişlerdir. Yani insanlık her daim iletişim kurabilmenin yollarını aramıştır.

19. yüzyılda sanayi devrimi ile birlikte iletişim yöntemleri de bu gelişmeden etkilenmiştir. 1876’da Alexander Graham Bell’in telefonu icat etmesinden önce Mors alfabesi ve telgraf gibi yöntemler kullanılmıştır. Bu yazımızda Mors alfabesini detaylı bir şekilde incelemeye çalışacağız.

Mors Alfabesi Nedir ve Nasıl Keşfedilmiştir?

Mors alfabesi ya da Mors kodu; alfabenin harflerini, sayıları ve noktalama işaretlerini nokta, çizgi ve boşluk dizgileriyle temsil eden sistemdir. Kodlar, çeşitli uzunluklarda elektriksel atımlar veya yanıp sönen ışıklar gibi mekanik veya görsel sinyallerle iletilir. Mors alfabesi, Latin alfabesinin her bir harfiyle ilişkilendirilmiş ve bilgi aktarmak için kullanılan bir iletişim yolu olmuştur. Mors (İng: Morse), adını mucidinden, telgrafı da icat eden Samuel Finley Breese Morse‘tan (27 Nisan 1791-2 Nisan 1872) almıştır.

Samuel Finley Breese Morse'un portresi, 1840.
Samuel Finley Breese Morse’un portresi, 1840.

1830’larda, İngiliz Cooke ve Wheatstone ekibi, elektrik akımını kullanarak beş manyetik iğneli bir telgraf sistemi geliştirdiler. Sistemleri kısa süre sonra İngiltere’de demiryolu sinyalizasyonu için kullanılmaya başladı. Bu arada Yale eğitimi almış olan Morse (kariyerine ressam olarak başlamıştır) kendi başına elektrikli telgraf geliştirmeye çalışıyordu. 1830’ların başında Leonard Gale ve Alfred Vail’in de yardımlarıyla operatör tuşunun aşağı bastırılmasıyla çalışan tek devreli bir telgraf üretti. Bu işlem elektrik sinyalini, bir tel boyunca diğer ucundaki alıcıya gönderiyordu. Bu sistem için gerekenler; anahtar, batarya, tel ve istasyonlar arasındaki bir kablo hattıydı. Mors alfabesi ya da Mors kodu olarak bilinen sistem böylece icat edilmiş oldu.

Telgraf anahtarı ve alıcısı. Sinyal, topuza basıldığında açık ve bırakıldığında kapalı durumdadır. Noktaların ve kısa çizgilerin uzunluğu ve zamanlaması tamamen telgrafçı tarafından kontrol edilir.
Telgraf anahtarı ve alıcısı. Sinyal, topuza basıldığında açık ve bırakıldığında kapalı durumdadır. Noktaların ve kısa çizgilerin uzunluğu ve zamanlaması tamamen telgrafçı tarafından kontrol edilir.

1843’te Morse ve Vail, Washington D.C., Baltimore ve Maryland arasındaki telgraf sistemlerini kurmak için ABD Kongresi’nden fon aldı. Morse, 24 Mayıs 1844’te Vail’e tarihî ilk mesajını gönderdi: “What hath God wrought!” (“Tanrı neler yaptı!” anlamında İncil’den bir cümledir). Bu sistem daha sonra Amerika ve dünyaya yayıldı. 1861’de Western Union ilk kıtalar arası telgraf hattını kurdu ve ilk telgraf şirketi haline geldi. 19. yüzyılın sonlarına doğru Avrupa’da yaygın sistemler ortaya çıktı ve 1866’da ilk kalıcı telgraf kablosu başarıyla Atlantik Okyanusu’na döşendi. 1940’a kadar Atlantik’te 40 telgraf hattı oluştu.

Orijinal Mors Kodu ve Uluslararası Mors Kodu Arasındaki Fark Nedir?

Mors kodunun Avrupa’ya gelmesinden kısa bir süre sonra, orijinal Mors kodunun İngilizce olmayan birçok metnin iletimi için yetersiz ve ayrıca diyakritik işaretli (harfin altına veya üstüne konularak sesini değiştiren işaretler) harflerin kodlarından yoksun olduğu anlaşıldı. Bu eksikliği gidermek için, 1851’de Avrupa Ülkeleri Konferansı tarafından Uluslararası Mors Kanunu olarak adlandırılan başka bir Mors kodu tasarlandı. İki sistem birbirine benzemektedir, fakat Uluslararası Mors Kodu daha basittir. Örneğin orijinal Mors kodunda harflerin birkaçını temsil etmek için nokta ve boşluklar kullanırken, Uluslararası Mors Kodu tüm harfler için nokta ve kısa çizgilerden oluşan kombinasyonlar kullanır. Ek olarak Uluslararası Mors Kodu, orijinal Mors kodunda kullanılan değişken uzunluktaki çizgilerden ziyade sabit uzunlukta çizgiler kullanır.

Mors kodunun versiyonunlarının karşılaştırılması: 1. Amerikan Mors kodu, ilk defa kullanılan Mors kodudur. 2. Friedrich Clemens Gerke tarafından Alman demiryollarında kullanılması için değiştirilmiş Mors kodu versiyonudur. 3. Uluslararası Mors kodudur.
Mors kodunun versiyonunlarının karşılaştırılması: 1. Amerikan Mors kodu, ilk defa kullanılan Mors kodudur. 2. Friedrich Clemens Gerke tarafından Alman demiryollarında kullanılması için değiştirilmiş Mors kodu versiyonudur. 3. Uluslararası Mors kodudur.

Mors Kodunun Önemi Nedir?

Mors kodunun icadı ile iletişim kurma biçimi bir anda çağ atlamıştır. Mors kodu, uzun mesafelerde en hızlı şekilde iletişim kurulmasını sağlamıştır. Denizlerdeki gemiler ışıklarını kullanarak uzun mesafelerde iletişim kurabilmişlerdir. Mors kodu, özellikle 2. Dünya Savaşı sırasında çok önem kazanmıştı; Mors kodu sayesinde savaş gemileri, üsleriyle iletişim kurarak kritik bilgiler sağlamışlardır. Savaş uçakları da düşman gemilerinin ve üslerinin yerlerini ihbar etmek için Mors kodunu kullanmıştır.

Mors kodu ayrıca, acil durum sinyali ya da imdat çağrısı olarak bilinen SOS’i kodlamak için kullanılır; SOS üç nokta, üç çizgi ve üç nokta (…−−−……—……−−−…) şeklinde kodlanır. SOS’in bazı kelimelerin kısaltması olduğu düşünülerek bir sürü açılım uydurulmuştur ama SOS’in bir açılımı yoktur (etimolojik olarak Eski İngilizcede kullanılan “save our souls” (ruhlarımızı kurtarın) ifadesinden geldiği düşünülmektedir). Ancak büyük ihtimalle, sadece üç nokta, üç çizgi ve ardından üç noktanın akılda kalması ve kodlanması kolay olduğu için SOS harfleri seçilmiştir. SOS kodlaması, ilk kez Alman hükümetince 1 Nisan 1905’te yürürlüğe konmuştur. 3 Kasım 1906’da Uluslararası Radyo-Telgraf Sözleşmesi tarafından kabul edilmiş ve 1 Temmuz 1908’de dünya genelinde yürürlüğe konmuştur.

Ufak da bir bilgi verelim, bazı okurlarımız biliyor olabilir ama: Nokia’nın meşhur mesaj sesini hatırlıyor musunuz? Hızlıca okunduğunda “dı dı dıt dııı dıııııı dı dı dıt” şeklinde olanı?

Mors Kodu’nda: “Dıt-dıt-dıt daa-daa dıt-dıt-dıt” oluyor o. Mors koduyla ise: …−−……–……−−…

Harflere çevirecek olduğunuzda, SMS harflerinin Mors kodu olduğunu görüyoruz. SMS de, Kısa Mesaj Servisi anlamına gelen “Short Message Service” sözcüklerinin baş harfleri…

Mors Kodu Günümüzde Kullanılıyor mu?

Mors kodu, günümüzde hala kullanılmaktadır. Özellikle amatör radyo meraklıları arasında popülerdir. 2003 yılına kadar amatör radyo lisansı alabilmek için Mors kodu bilme zorunluluğu vardı ama bu zorunluluk Uluslararası Telekomünikasyon Birliği tarafından kaldırıldı. Havacılık alanında da hala çok yaygındır çünkü VOR ve NDB’ler gibi radyo navigasyon cihazları hala Mors kodu ile tanımlanmaktadır. ABD Donanması ve Sahil Güvenliği iletişim kurabilmek için çeşitli sinyaller ile Mors kodunu kullanmaktadır.

ABD donanmasından bir sinyalci Mors kodunu kullanarak sinyal gönderiyor.
ABD donanmasından bir sinyalci Mors kodunu kullanarak sinyal gönderiyor.

Mors kodu bazı engelli insanların iletişim kurmasına da yardım etmektedir. İnsanlar göz kapaklarını açıp kapatarak Mors alfabesindeki çizgi ve noktaları ifade edip iletişim sağlamaktadır ya da engelleri yüzünden klavye kullanamayan insanlar bu yöntemle iletişim kurmaktadır. Ayrıca Mors alfabesi ile haberleşme, yazılı mesajlaşmadan daha hızlı olduğu için, bazı cep telefonu şirketleri Mors alfabesi uyumlu cep telefonları üretmektedir.

Mors Alfabesi Nasıl Öğrenilir?

Mors alfabesini herkes öğrenebilir. Tecrübeli bir Mors operatörü dakikada 40’ın üzerinde kelime okuyabilmektedir. Bir noktanın süresi yaklaşık olarak 50 milisaniye olarak kabul edilir. Bir çizginin süresi ise noktanın süresinin üç katıdır. Kelimeler arasındaki boşluklar bir nokta süresi olarak kabul edilir. Tabii bu süre kullanan kişinin tecrübesine bağlı olarak değişiklik göstermektedir.

Farnsworth Yöntemi

Mors kodunu hızlı bir şekilde öğrenebilmek için bazı yöntemler kullanılır. Bunlardan biri Farnsworth yöntemidir. Bu yöntemde amaç yavaş başlamak ve sonra daha yüksek bir hıza ulaşmaktır. Karakterleri nokta ve çizgi deseni olarak değil, karakterlerin seslerini öğrenmeniz gerekir. Dolayısıyla karakterleri yazma işlemi bir refleks haline gelir. Uzmanların çoğu Farnsworth yönteminin Mors kodunu öğrenmenin en iyi yolu olduğu konusunda hemfikirdir.

Koch Yöntemi

Diğer bir yöntem ise Koch yöntemidir. Bu yöntemle, ilk iki karakter grubuyla çalışmaya başlanır. Sadece bu iki karakteri içeren rastgele kodları dinleme alıştırması yapılır. Bu kodu yüzde 90 doğrulukla hedef hızda kopyalayabiliyorsanız, gruba üçüncü bir karakter eklenir. Yeni karakter eklendikten sonra genel olarak doğruluk dereceniz düşecek fakat daha sonra tekrar yükselecektir. Daha sonra aynı şekilde dördüncü karakter eklenir ve böyle bütün karakterler öğrenilene kadar devam eder.

Koch yöntemi ile karakterleri öğrenmenin bir sırası vardır. Örneğin öğrenmeye E ve T ile (en kısa karakterler) başlanmaz çünkü bu karakterler kopyalayabileceğinizden çok daha hızlıdır. Bu nedenle aşağıdaki sıralama ile öğrenilmesi önerilir:

K M R S U A P T L O W I . N J E F 0 Y , V G 5 / Q 9 Z H 3 8 B ? 4 2 7 C 1 D 6 X

Mors Kodunu Öğrenmek İçin Tavsiyeler

Bunlara ek olarak uzmanlar şu önerilerde bulunuyorlar: Kod gönderilirken ya da gönderildiğinde ne yazdığını anlamaya çalışmayın ve bir sonraki karakteri tahmin etmeye çalışmayın. Kodu, kopyalayabileceğinizden biraz daha hızlı bir oranda dinleyin. Kodları noktalar ve çizgiler olarak düşünmeyin; kodun görünüşünden ziyade kulağa nasıl geldiği ile daha fazla ilişki kurmanız hızınızı artıracaktır.

Amerikalı politikacı Mike Ferguson, Mors alfabesinin pilotlar tarafından bilinmesi gerektiğine dair şu sözleri söylüyor:

Artık çok az sayıda pilot Mors alfabesinin nasıl okunacağını biliyor. Fakat bir pilot Mors alfabesini okuyabilirse, hangi işaret kulesine yaklaştığını kodlayarak söyleyebilir.

-… .. .-.. .. — .-.. . / -.- .- .-.. .. -.

%d blogcu bunu beğendi: